Manavgatlı zeytin ve zeytinyağı üreticisi Mustafa Fettahoğlu, baba tarafından 4, anne tarafından ise 7 kuşak boyunca devam eden zeytincilik geleneğini yaşatmaya devam ediyor.
Gündoğdu Mahallesi Karabelen Tepesi’nde 65 dönümlük alanda üretim gerçekleştiren Fettahoğlu, en gençleri 25, en yaşlıları ise 200 yaşın üzerinde olan zeytin ağaçlarından hasat yapıyor.
Ailesinden devraldığı bu zeytincilik geleneğini gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen Fettahoğlu, geçtiğimiz yıl Antalya Valiliği tarafından düzenlenen zeytin ve zeytinyağı yarışmasında “en iyi zeytinyağı” ödülünü kazanmıştır.
Zeytin ağaçlarına büyük bir özenle bakan Fettahoğlu, bu kadim geleneğin sonraki nesiller tarafından da sürdürülmesini arzuluyor.
Fettahoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zeytinciliğin ailelerinde uzun yıllardır süregelen köklü bir gelenek olduğunu belirtti.
Baba ve anne tarafı olarak toplamda 11 kuşaktır bu mesleği icra ettiklerini ifade eden Fettahoğlu, zeytinin zaman zaman popülaritesinin değiştiğini ancak ailelerinin gözünde her daim önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.
Rekolte açısından “var yılı” bereketi
Bu sezon hem Manavgat hem de Antalya genelinde zeytin rekoltesinde bir bolluk yaşandığını belirten Fettahoğlu, şöyle konuştu:
“Hatta normal ‘var senesi’nden biraz daha fazla bir verim elde ediyoruz; geçen yıl ise normal bir ‘yok senesi’ydi. Zeytinlerde periyodisite dediğimiz durum var; bizim tabirimizle ‘var yılı ve yok yılı’. İyi bir var yılından sonra genellikle kötü bir yıl gelir. Ağaç dinlenir ve ardından tekrar verime geçer. Bu durumu biraz bakım ile düzeltebiliriz. Yani var-yok yılı arasındaki farkı iyi bakım teknikleriyle azaltmak mümkün. Bu sene de rekolte açısından umut verici bir yıl bekliyoruz.”
Yerel zeytin çeşitlerinin korunmasına büyük önem verdiğini dile getiren Fettahoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“65 dönümlük arazide üretim yapıyoruz. Bahçemizde yaklaşık 200 yaşında ağaçlarımız mevcut; bunun yanı sıra yeni denilebilecek 100 yaşında ağaçlarımız ve son olarak 25 yıl önce diktiğimiz genç ağaçlarımız var. Bahçede tavşan yüreği ve beylik gibi çeşitler yoğunlukta bulunuyor. Ayrıca asırlık ağaçlardaki yağlık tipleri hiç aşılamadan koruyoruz. Son dönemlerde Edremit tipi zeytinleri de araziye kazandırmayı hedefliyoruz.”
Fettahoğlu, tarihsel süreçte Antalya’da zeytinciliğin 2000 yıl öncesine dayandığını ve kentin zeytin ile zeytinyağının markalaşması için çaba gösterdiklerini ifade etti.
Bu mirası çocuklarının ve gelecek nesillerin de sürdürmesini istediğini belirten Fettahoğlu, “Bir kere verilmiş bir emek var. Yani bu bahçede yaklaşık 5 neslin teri var. Ben bile burada oldukça çok çaba harcadım. Ancak zeytin işlemek zevkli ve keyifli bir iştir. Zeytin ağacının medeniyetle özdeşleşmesinin nedeni de nesiller boyu sürekliliğidir.” şeklinde konuştu.